| HEVES ETTİK |
telefon sapıklığı Yine haftasonu gelmiş, bi arkadaşın evinde toplanılmıştır. TV izlemekten sıkılınca aradan biri atlar 'hadi telefon sapıklığı yapalım lan.' Küçükken en eğlenceli oyunlarımızdan biriydi. Biri geçerdi telefonun başına, herkes heycanla ona bakardı. Arıycak olan çok önemli bi iş yapıyomuş gibi susun susun diyip ciddi olamaya çalışırdı. Kafasından salladığı numarayı tuşlar heycanla karşı tarafın açmasını beklerdi. Genelde aramadan önce planlanırdı ne söylenilceği, bazen karşı taraf açmazdı telefonu. Bazen de küfürleşmeye kadar gittiği olurdu ama genelde şöyle geçerdi konuşmalar. -Alo teyze Can orda mı? - Hangi Can ? - Can işte o evde oturan çocuk. -Yok yanlış numara yavrum.. -ehauehauheuah!! Sonra bi dönem internetten indirdiğimiz eski türk filmlerindeki bazı cümleleri çalan bi program vardı. Onla bayaa eğlenmiştik. Kemal Sunal, Şener, Cüneyt Arkın gibilerin ünlü repliklerini karşı tarafa dinletip verdiği cevapları duymak süperdi. Tabi teknolojinin gelişmesiyle telefonlarda gelişti. Numarayı gösteren telefon diye bişey icat etmişlerdi ve bu bizim en büyük korkumuzdu. Arayıp küfrettiğimizde birden aklımıza 'lan ya numarayı gösteren telefonları varsa' sorusu geliyodu. Ama işin en zevkli yanı buydu. Bişey olmuycağını bile bile tırsardık. Sonra numaraları gösteren telefon nerdeyse her eve geçince bizde bu işi bıraktık. Çok denyocaymış.
yunusowic 00:10 - 17/8/2006 - yorum {6} - yorum yazTUTMASAYDIM DÜŞÜYODUN
"Tutmasaydım düşüyodun" veya diğer bi deyişle "tutmasaydım gidiyodun" dönemimizin en yaygın şakasıydı.Çok kısa bir zamanda bütün Türkiye'yi de sarmıştı. Peki bu şaka son drece içten ve samimi bir eğlencemiydi yoksa çocuklara şerefsizliği aşılayan bir eşşek şakasımıydı?Gerçekten üzerine düşünülmesi gereken bir konu...
Düşündümde, düşünmedim değil...Bence bu şakanın müptelası olan çocuklar ileriki yaşlarında dolandırıcı,banka soyguncusu,organ mafyası oluyolar.Riski seviyolar.Küçük yaşta riskli oynamaya başlıyorlar bu hayat denen oyunu."Ben bu şakayı yapıyım sonunda çocuk düşerse kaçarım giderim,düşmessede "tutmasaydım düşüyodun" diye patlarım lafımı ,eğlenceme eylence katılır" diye düşünüyo.
Bu çirkin şakanın yeni nesil çocuklarında hiç yer edinmemiş olduğunu görmek beni son derece mutlu ediyor.Ben "len deme len babam kızıyo len", "ammada kandırdım sümüğünü aktırdım"ları her zaman "tutmasayd ım gidiyodun"a tercih etmişimdir. escape artiz 23:31 - 15/8/2006 - yorum {1} - yorum yazPOWER RANGERSTam “abi bi blog açtık ama konu da tıkanıyo yia”, “abi bence bu da bi hevesti geçti yiaa” tarzı muhabbetlerin aramızda dönmeye başladığı zamanlarda aklımıza lak diye geldi power rencırs. adeta gençliğimizi kasıp kavuran, fırtınalı bir hale bürüyen, tam da kişiliklerimizi oluşturmaya çalıştırdığımız o dönemlerde bize iyi bir rehber olan power rencırs ciddi anlamda tüm ömrümüzü adayabileceğimiz bir çekiciliğe sahip.Kırmızı ranger jason, siyah ranger zack, pembe ranger kimbırli, mavi rencır bili vede beyaz rencır tomi hayatlarımıza bir daha çıkmamak üzere girdiler.
Onları tv ekranlarında “üğeee i-yaa”, “hınh a-iiin”, “allaaaa heyyiiiğ” şekinde efektlerle savaşırken izlemeyeli 6 bilemediniz 7 sene oldu.Bundan ötürü hazırlamış olduğumuz yazı dizisini okurken yer yer göz yaşlarına boğulacaksınız.Kimbilir belki bu yazı dizisi sonrası kendinizi 5 arkadaşınızla birlikte pavır rencırcılık oynarken bulabilirsiniz. escape artiz
RENCIRLAR
Yeşil (akabinde Beyaz) Ranger: Her şey güllük gülistanlık giderken ekibe damdan düşer gibi dahil olan bir şerefsizdir. Adı Tomi’dir. Bi anda gelip kırmızı rencırın yerini almış ve lider olmuştur. Kırmızı rencır da içten içe tribe girmiştir ama “hadi şimdi çocuklar izliyo olay çıkarmayalım” diyerek tomi’nin bu artisliklerini sineye çekmiştir. Bu tomi denen dallama, ekibe sonradan geldiği yetmezmişcesine bir de gelir gelmez pembe rencır olan kimbırliye yazmaya başlamıştır. Hatta çok bölüm geçmeden hatunu da götürmeyi başarmıştır bu piç kurusu. Zaman içinde diğer rencırlar da bunu iyice baş tacı yapmışlar ve her zor durum olduğunda “aman tomi kurtar beni tomi, sen yaparsın tomi, kaplansın tomi!” diye paso yağ çekmişlerdir. Bu gazlamalar yüzünden bölüm sonundaki düşmana hep son vuruşu tomi yapmıştır, havasına hava katmıştır adeta. Tominin en az kendisi kadar yavşak olan konuşan bi kılıcı vardır. (ismi saba’ydı galiba) Bu kılıç çoğu zaman işi tamamen sulandırıp savaş ortasında geyik yapmaya kadar vardırmıştır terbiyesizliğini… Diğerleri ile birleşmeden tek başına iş yapan tek megazord da bu tomi denilen herife aittir. O derece ayrıcalıklıdır yani bu herif. Önceleri Dragonzord adlı zord’a binen tomi, beyaz rencır olduktan sonra iyice şımarmış, şimdi adını hatırlamadigim transformers tadinda ayrı bir zord’a geçmiştir. Bu kadar ayrıcalıklı bi rencır olması, “acaba zordon’a vurduruyo mu?” gibi şüphe dolu sorular sormamıza neden olmuştur.. pathetic
Kırmızı Ranger yunusowic
Mavi Ranger: Bili adındaki mavi rencır, diğer rencırlar arasında en pasif en mahsun rencırdır. Sürekli bir ilim irfan işleriyle uğraşır. Kerizdir. Yaşıtları manitalı ortamlara akarken o hala deneydedir icattadır. Megazord olarak 3 boynuzlu dinozor triceratopsu kullanır. Pek bi numarası yoktur. pathetic
Pembe Ranger: Pembe rencır olarak tanıdığımız kimbırli, ufaktefek sevimli bi kızımızdır. Lakin beyni de ufak olsa gerek ki tomi denilen yavşak herife vurulmuştur. Onun tomi’ye vurulduğunu gören milyonlarca genç hayattan ümidini kesmiştir. Kimbırli özel hayatında jimnastik falan yapar, tahminimizce esnek bi hatundur.. çok ateşlidir muhtemelen lan.. of beee… niye gittin tomiye beee.
pathetic
Sarı Ranger: İlk başlarda sarı rencırımız Trini Kwan dı.Çekik gözlü olmaktan başka da hiçbir özelliği yoktu.Diğer rencırlar arasında hep silik kalıyordu.Dizide silik kaldığından mıdır bilmiyorum ama bu karakter daha fazla power rencır olmak istemedi.Hemen yönetmen de sarı rencır eğitimi için başka bir şehre gitti diye senaryo yazdı.Sarı rencır trini son bölümünde gitmekten dolayı çok üzgün triplerindeydi.Diğer rencırlarsa ona “ya ne olcak ki!tahsilini bi hallet diplomanı bi al gene rencır olursun sen.” gibilerinden gazı verdiler.Trini gittikten sonra 3 gün geçti geçmedi bunlar Aisha isimli yeni sarı ranger ı dahil ettiler ekibe.Hadi Trini alabildiğine dandik bir karakterdi tek özelliği çekik gözlü olmasıydı dedik ama bu Aisha çekik gözlü bile değildi.Onun kadar niteliksiz rencır bence yoktur.Sarı ranger ın megazordu uzun dişli kaplan şeklindedir.Sarı rencırımız gücenmesin ama kendisinden daha kişilikli bir megazordu vardır. escape artiz
Siyah Ranger: Bu rencır da iki kişiyi içeriyor.Öncelerde siyah rencırımız zack Taylor dı.Alabildiğine kara bir rencırdı.Kostümü de siyah olunca ha kasketini takmış ha takmamış hiç anlamazdık bile.Çok hareketli bir karakterdi bu Zack.Amerika daki niga repçileri temsil ediyordu belkide dizide. Zack in pover rencır kadrosundan ayrılması da sarı rencırla aynı döneme denk gelmişti.Bana sorarsanız silik bir karakter olan Trini pover rencırdan ayrılmaya karar verdiğinde Zack i de içten içe dolduruşa getirmişti. “ Olum hep onlar ön planda...Olum baksana kaç bölümdür Tomi yle Kimbırlinin aşkları ele alınıyor” gibisinden Zack in aklını çelici muhabbetlere girmiş olabileceğini düşünüyorum.Neyse akabinde Adam Park geldi siyah rencırlık mevkiine.Ha yakıştı mı?Bence cuk oturdu.Kostümün içinde daha iyi duruyordu.beyaz tenli bir arkadaşımız olduğundan siyah ve beyazın uyumunu iyi yakalamıştı.Siyah rencırın en iyi özelliği kostümünün leke tutmaması ve de daha kolay yıkanmasıydı:Öbürlüleri çamaşırlarını renklilere atmak zorunda kalıyorlardı. escape artiz
YAN KARAKTERLER (İYİ) Zordon : Ne olduğunu bi türlü anlamadığımız ama kafa da yormadığımız bi amcadır. Yüzüne nur gelmiştir. Dazlaktır. Skin heddir. panktır. Pavır rencırlara paso emirleri direktifleri bu verir. Ayrıca pavır rencırların bütün megazordları olsun kostümleri olsun hepsini karşılar. Ceplerine harçlık bile verir.. Dağ başında özel üssü vardır. Hiç birimiz de “Bu sırf kafadan oluşan bezemek parayı nerden buluyo tanrı mı lan bu ne ayak?” Diye sormayız. pathetic Alfa Alfa: Zordon’un yanında getir götür işlerine bakan gay bir robottur. Kıvırta kıvırta ortalıkta gezmek dışında iş yapmaz aslında. Arada bir rencırlara telsizle bağlanır. Panikataktır.. ota boka heyecan yapar.. “Ayyayyayyaaaaa!”şeklinde bir nida ile gaza gelir. Malın önde gidenidir. Ensesine vur ekmeğini al yani o derece.. pathetic
KÖTÜ KARAKTERLER
Rita Bu cırtlak sesli bi karıydı. Modayı hiç takip etmezdi. Yani yolda görseniz 'bu ne lan korku filminden fırlamış kokoş gibi karı' derdiniz. İllaki dünyaya kötü bişeyler yapıcam diye uzaydan teleskobuyla izlerdi habire. Lord Zedd'le ilişkileri var mı diye kıllanırdım hep. yunusowic
Lord Zedd Elinde bi tane tepesinde 'Z' harbi taşıyan sopası vardı. Sesi bi garipti. İnsanla uzaktan yakından alakası yoktu adamın. Spastik spastik hareketler yapıyo diye hatırlıyorum. Bunlar Ritayla fırına attıkları taşları pişirip büyük bi yaratık yaparlardı onlardan. Sonra sal dünyaya yaratığı. Tabi pavır rencırstan kurtulamadı bu yaratıklar hiç. yunusowic
Goldar: Kafası sfenks kafası gibi olan, kedi suratlı, altın kaplama zırh giyen yaratıktır. Kanatları da vardır ama bi halta yaradığı görülmemiştir o kanatların. Rita’nın en sağdık adamıdır. İşi güç kavga dövüştür, kabadayılıktır. Mahallede kavgacı çocuklar vardır ya onun gibidir bu.. Bişey olsa da dünyaya insem, pavır rencırlarla dövüşsem olay çıkarsam diye düşünür hep.. şöyledir.. böyledir.. pathetic
Rita’nın yanındaki dallamalar: Bunlar dizide hiç aktif rolü olmayan, ama eksiksiz her bölüm salak salak ortalıkta gördüğümüz birbirinden ebil iki adet yaratıktır. (birinin adı fincher’dı galiba) Gereksiz olmak için yarışırlar bu ikisi adeta. Nasıl zırtoluk yaparız nasıl çocukları güldürürüz gibi ince hesapların peşinde koşarlar. Eziktirler. pathetic
Bulk ve Scott: Bunnar pavır rencırs tayfasının okuduğu okulun zibidileriydi. Çok salak tiplerdi. Bulk şişman Scott incecik bi tipti. Bunlar hakkında diycek pek bişey yok. Gerizekalıydı ikiside. Pank geçiniyolardı. yunusowic
POWER RANGERS VE OYUNCAK SEKTÖRÜ Pavır rencırs oyuncak sektörüne de büyük katkılar sağladı. Ünlü olduğu zamanlarda her veledin elinde kellesi değişen bi oyuncak vardı. Arkasındaki düğmeye basartık, tip kellesi göhsüne girer, rencır kellesi çıkardı, biz de onu "Ooooo rencıra dönüştü" sanardık. Çocuklar ayıcıklarla uyumayı bırakıp yumuşak pavır rencırs oyuncakları ile uyumaya bile başlamıştı bi aralar(tabi her çocuğun bi rencırı olduğu için renk farklılıkları vardı). Aslında oyuncaklarda bi farklılık ta olmazdı o zaman. "Rengini değiştirelim veletler çakmaz zaten" mantığı ile hep aynı oyuncakları yaptılar. Ama bazı bu işi ciddiye alan firmalar uyanıklık edip silahlarını ellerine tutuşturdular. Her velede bişey kakalama bahanesi ile baya eşya yapıldı o zamanlar, maskeler, giysiler, maketler falan. Biz okul gecesi yaparken rencır falan olurduk hatta. Güzeldi valla... Peace
EKLEMEK LAZIM... Power rencır Türkiye de yayınlanan bölümlerinden sonra milyonlarca versiyona çevrilmiştir.Biz bunları Türk halkı olarak takip edemedik.Ama şöyle fotolarına falan bi bakıyoruz da cidden işin bokunu çıkarmışlar.BU vesileyle Power R encırsın orjinal halinin bizler tarafından irdelenmesini sizlerle sunmaktan gurur duyduğumuzu belirtmek isteriz 01:35 - 10/8/2006 - yorum {6} - yorum yaz
|
Tanım çok pis heves ettik.herkes bir blogtur gidiyo.peki biz niye gitmeyelim? Ana Sayfa Profilim Arşiv Arkadaşlarım düz mantık Son yazılar - Taso - İstediğimi yazarım köşesi vol.1 - Maysipeys dünyasının kuralları,raconları.. - hemesen mesıncırı yüz kişiye sorduk (hayır sormadık) - TOSTUN İÇİNDE DOMATES OLUNCA YİYEMEYENLER - Ay - Neden Hevesimiz Kaçar Gibi Oldu ? - Smileyler - sinir oluyorum lan vol 2 - Bazı aşklar insana üçbuçuk attırır.(Los encılız serisi volüm tuu Kategoriler
Arkadaşlarım |